SMA hastalığı nedir? SMA nedir? SMA açılımı nedir?

SMA hastalığı nedir? Son günlerde adını sıkça duyduğumuz hastalıklardan biri olan SMA hastalığı hakkında SMA hastalığı nedir? SMA nedir? SMA açılımı nedir? merak edilenleri haberimizde derledik. İşte SMA hastalığı ile ilgili tüm bilinenler…

SMA HASTALIĞI NEDİR?

Spinal müsküler atrofi (SMA), ikinci motor nöronların kalıtımsal bir hastalığıdır. Otozomal resesif nöromüsküler hastalıkların en sık görüleni olan SMA’nın canlı doğumlarda ortaya çıkma olasılığı ise 10.000 kişide birdir.

50 kişiden biri ise SMA hastalığının taşıyıcısıdır.[3][4] Taşıyıcı olmanın kişinin sağlığına bilinen herhangi bir etkisi yoktur. Kişi, sadece çocuğun çocuğu SMA’dan etkileniyorsa veya SMN1 geninin dizilenmesi durumunda taşıyıcılık durumunu öğrenebilir. SMA taşıyıcısı ebeveynlerden meydana gelecek her bir gebelikte hastalığın ortaya çıkma ihtimali %25’tir.

SMA HASTALIĞI BELİRTİLERİ

Semptomlar SMA tipine, hastalığın evresine ve bireysel faktörlere bağlı olarak değişir. Aşağıdaki belirti ve bulgular şiddetli SMA tip 0/1’de en sık görülür:

  • Özellikle ekstremitelerde arefleksi
  • Genel kas zayıflığı, zayıf kas tonusu, gevşeklik ya da düşme eğilimi
  • Gelişimsel kilometre taşlarına ulaşmada zorluk; oturma, ayakta durma, yürüme zorluğu
  • Küçük çocuklarda: otururken kurbağa bacağı pozisyonunun benimsenmesi (kalçanın kırılması ve dizlerin bükülmesi)
  • Solunum kaslarında güç kaybı: zayıf öksürük, zayıf ağlama (çocuklarda), akciğerlerde veya boğazda salgı birikimi, solunum güçlüğü
  • Ağır SMA tiplerinde çan biçimli gövde (solunum için sadece karın kaslarının kullanılmasından kaynaklanır)
  • Dilde fasikülasyonlar (seğirme)
  • Emme veya yutma güçlüğü, yetersiz beslenme

SMA HASTALIĞI İLE İLGİLİ BİLİNENLER

Nadir görülen Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastalığı ve tedavisine ilişkin tartışmalar, son dönemde ailelerin hastalıkla mücadele eden evlatları için sosyal medya aracılığıyla yürüttüğü bireysel bağış kampanyalarıyla kamuoyunun gündemine geldi.

Henüz kesin bir tedavisi bulunmayan hastalığın, yakın dönemde ABD’de ve Avrupa’da sağlık otoritelerince onaylanan tedavilerinin maliyetinin ortalama gelire sahip bir ailenin karşılayabileceğinden çok yüksek olmasının yanında ülkelerin sağlık sistemlerine de büyük ekonomik yük getirme tehdidi taşıyor.

2016 sonuna kadar herhangi bir tedavisi bulunmayan hastalığa karşı son yıllarda ortaya çıkan bazı deneysel ilaç ve tedavilerin etkinliği henüz tam olarak kanıtlanabilmiş değil. Yeni ilaç ve tedaviler belirli ölçüde etkili olurken, dünyada bugüne dek SMA’yı atlatarak tamamen iyileşebilen bir vaka olmadı.

Uzmanlar, kişiyi bebeklikten başlayarak ömür boyu etkileyen kalıtsal, yani genetik bir hastalık olan SMA’ya karşı geliştirilen ilaç ve tedavilerin etkinliğinin henüz sınanamayacak kadar yeni olduğu, dolayısıyla “deneysel” uygulamalar olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekiyor.

Motor-nöron hastalık

SMA, İngiltere Ulusal Sağlık Kurumu (NHS) tarafından “insan vücudunda motor nöron kaybı, buna bağlı ilerleyen kas kaybı ve zayıflamasına yol açan nadir bir motor-nöron hastalık” olarak tanımlanıyor.

İnsan vücudunda “SMN1” ve “SMN2” genlerinin protein üretememesine veya az üretmesine yol açan hastalık, sinirleri besleyen nöronların kaybolmasına yol açarak bebeklikten itibaren kas zayıflığı ve kaybının ortaya çıkmasına sebep oluyor. Merkezi ve çevresel sinir sistemini ve kas iskelet sistemini etkileyen hastalık, bebeklerde akciğer kaslarının zayıflaması sonucu solunum bozukluğu gibi hayati sonuçlara yol açabiliyor.

4 farklı tipi var, en tehlikelisi bebeklik döneminde görülen Tip 1

Hastalığın, başlama yaşı ve hastanın yapabildiği hareketlere göre sınıflandırılan 4 farklı tipi bulunuyor. SMA’nın belirtilerini gösterdiği yaş ne kadar ileriyse hastalık da o kadar hafif seyirli oluyor.

6 aylık ve daha küçük bebeklerde belirtileri görülen “Tip-1 SMA” en ağır seyirli olan türü olarak biliniyor. Tip-1’de gebeliğin son dönemlerinde bebek hareketlerinin yavaşlaması gözlenebiliyor. Hareket azlığı, baş kontrolünün olmaması ve akciğer kaslarındaki etkinlik kaybı nedeniyle yaşanan solunum yolu enfeksiyonları, hastalığın en önemli belirtileri ve sonuçları arasında yer alıyor.

Tip-1 SMA, dünyada bebek ölümlerinin başlıca sebebi. Bu hastalığı yaşayan bebeklere ortalama iki yıl ömür biçiliyor.

Tip-2 SMA ise 6-18 aylık bebeklerde görülüyor. Bu tipe giren bebeklerde başlangıçta gelişim normalken belirtiler zaman içinde ortaya çıkıyor.

Tip-3 SMA hastalığının belirtileri ise 18’nci aydan sonra başlıyor. Bu döneme kadar gelişimleri normal olan bebeklerin, SMA belirtilerinin fark edilmesi ergenlik dönemini bulabiliyor. Akranlarından daha yavaş gelişim gösteren çocuklar, hastalık ilerledikçe ve kas güçsüzlükleri geliştikçe ayağa kalkmakta zorluk, koşamama, merdiven çıkamama, düşme ve kas krampları gibi güçlüklerle karşılaşılıyor. Tip-3 SMA hastaları, ileri yaşlarda yürüme yeteneklerini kaybederek tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyabiliyor ve bu hastalarda skolyoz, yani omurga eğrilikleri gözlemlenebiliyor.

Kişilerin yetişkinlik döneminde semptomlarını göstermesiyle bilinen Tip-4 SMA ise diğer tiplere göre daha nadir görülen ve yavaş ilerleyen bir tür. Tip-4 hastaları nadiren yürüme, yutma ve solunum becerilerini yitiriyor.

Her 10 bin doğumda bir görülüyor

Dünyada her 10 bin doğumda bir ortaya çıkan SMA, hastalığı taşıyan ancak belirti göstermeyen sağlıklı anne ve babaların çocuklarında görülüyor. Ebeveynler taşıyıcı olduklarının farkında olmadan sağlıklı bir şekilde hayatlarını sürdürürken kalıtsal bozukluk çocuğa aktarıldığında SMA ortaya çıkabiliyor. Araştırmalar, taşıyıcı ebeveynlerin çocuklarında SMA görülme oranının yaklaşık yüzde 25 olduğunu bildiriyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de her 6 bin doğumda bir SMA hastalığına rastlanıyor.

Deneysel ilaç ve tedaviler

SMA hastalığına yönelik dünyada onaylanmış 3 tip ilaç ve tedavi bulunuyor.

ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) Aralık 2016 ‘da uzun yıllardır tedavisi bulunmayan bir hastalık olan SMA için “nusinersen sodyum” etken maddeli bir ilaca onay verdi. Amerikan biyoteknoloji şirketi Biogen tarafından pazarlanan ilaç, hastalığının tarihteki bilinen ilk tedavisi oldu.

İlaç, ABD’nin ardından, Mayıs 2017’de Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından da onaylandı. Üretici firmanın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, 50’yi aşkın ülke ilacın kullanımına izin verdi.

Türkiye’de de 5 Temmuz 2017 ve 9 Eylül 2017 tarihlerinde yayınlanan SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) değişiklikleriyle bu ilaç, Tip-1 SMA hastaları için geri ödeme kapsamına alındı. 1 Şubat 2019 tarihinde yayınlanan SUT değişiklikleri neticesinde de SMA hastalığının 2. ve 3. tipleri de ödeme kapsamına dahil edildi.

“SMN2” geninin daha fazla protein üreterek sinir sitemini beslemesini sağlayan ilaç, “SMN geliştirme tedavisi” olarak biliniyor. Her yaş grubu ve SMA türüne uygun olan ilacın yaşam boyu kullanılması gerekiyor.

İlacın hastaya etkisi, erken tanı ve eş zamanlı tedaviye başlanmasına bağlı olarak değişiyor. İlaca tanı koyulduktan hemen sonra başlayan kişilerin, tedaviye başlamak için bekleyenlerden daha iyi sonuçlara sahip olduğu belirtiliyor.

10 yıllık tedavinin maliyeti 4 milyon doları buluyor

Omurga kanalına enjekte edilen “nusinersen sodyum” etken maddeli ilacın liste fiyatı ilk yıl için 750 bin dolar, ardından 350 bin dolar olarak belirlenmiş. 10 yıllık bir tedavinin maliyeti yaklaşık 4 milyon doları buluyor.

İlk etapta 4 doz enjeksiyon olarak uygulanan ilacın hastanın yaşamı boyunca her dört ayda bir tekrarlanması gerekiyor.

Bu ilacın etkinliği de bireysel özelliklere göre farklılık gösteriyor. Hastalığın ciddiyeti, tedavinin başlangıç zamanı ve tedavi süresi gibi çeşitli faktörlerin tedavinin etkinliğinde belirleyici olduğu ifade ediliyor.

Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sağlık sigortası kapsamında bedelini karşıladığı ilacın ilk 4 dozu için Sağlık Kurulu raporu, devamındaki periyodik idame dozların her biri için ise ayrı Sağlık Kurulu raporunun yanı sıra Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu İlaçların Kişisel Tedavide Kullanılmalarını Değerlendirme Komisyonunun vereceği “İlaç Kullanım Onayı” gerekiyor. İlacın ayrıca çocuk nörolojisi veya nöroloji uzman hekimi tarafından her bir uygulama için ayrı reçete edilmesi gerekiyor.

Solunum cihazına bağlı ya da beyin fonksiyonlarında kayıp olan Tip 2-SMA hastalarına olumlu bir tesiri olmadığından ilaç bu durumlarda geri ödeme kapsamı dışında tutuluyor. İlk 4 doz uygulanmasının ardından gelişme göstermeyen hastaların idame dozları da karşılanmıyor.

SGK’den edinilen bilgiye göre, bir dozu 73 bin avroya mal olan ilacı Türkiye genelinde 1100 aile geri ödeme kapsamında kullanıyor.

İlacın üretcisi Biogen’in resmi sitesindeki verilere göre, bugüne dek 10 bini aşkın hasta, “nusinersen sodyum” etken maddeli ilaçla tedavi edildi. Tedavi görenler arasında, 3 günlük bebekten 80 yaşındaki yetişkine kadar her yaştan hasta bulunduğu, hastaların 3 bin 200’den fazlasının yetişkin olduğu belirtildi.

İlacın yüksek fiyatına ilişkin eleştirilere Biogen’in temsilcisi, “İlaçlarımızın fiyatları hastaların tedavisine getirdikleri benzersiz gelişmeleri yansıtıyor.” yanıtını verdi.

Gen tedavisi, dünyanın en pahalı ilacı

İsviçre merkezli ilaç üreticisi Novartis’e bağlı olan ve nadir görülen nörolojik genetik bozukluklar için tedaviler geliştiren ABD merkezli biyoteknoloji şirketi AveXis tarafından pazarlanan ve “dünyanın en pahalı ilacı” olarak nitelendirilen “gen tedavisi” ise Mayıs 2019’da FDA’dan onay aldı.

Hastalara tek doz uygulanan ilaca Avrupa’da ise Mayıs 2020’de ticarileşme onayı verildi.

Bu tedavi, ABD’de hastalığın tipinden bağımsız olarak 2 yaşından küçük, Avrupa’da ise azami 13,5 kilogram ağırlığındaki çocuklara uygulanıyor.

İlacın sitesinde yer alan bilgilerde 30 Nisan itibarıyla 500’den fazla çocuğun bu ilaçla tedavi edildiği kaydediliyor.

Tek seferlik tedavi

Eksik veya mutasyona uğramış “SMN1” geninin yanlış mutasyonunu düzelten ilaç, “SMN artırıcı tedavi” olarak biliniyor.

Damar içi enjeksiyon yoluyla verilen ilaç, AVV9 olarak adlandırılan gen değiştirici virüsü vücuda taşıyor. Virüs yeni DNA’yı hücrelere bulaştırarak genetik bozukluğu tedavi etmeyi hedefliyor.

Tüm tedavilerde olduğu gibi gen tedavisinde de zamanlama büyük önem taşıyor. Teşhisten hemen sonra ilacın uygulandığı bebeklerin tedaviye başlamak için bekleyenlerden daha iyi sonuçlara ulaştığı belirtiliyor.

Uzmanlar, SMA hastalarına uygulanan gen tedavisinin semptomları hiç başlamamış veya yeni başlamış bebekler için etkili olabileceğini belirtiyor.

Semptomları ortaya çıkmış, solunum cihazına bağlı veya yürüyemeyen çocuklarda ise gen tedavisinin bu etkileri geri almasının mümkün olmadığı ifade ediliyor.

Ayrıca gen tedavisi, SMA hastalığıyla mücadele eden her çocuk için uygun olmayabiliyor. Öncelikle hangi hastanın hangi ilacı almaya uygun olduğunun belirlenmesi gerekiyor. Bu da tedavi süreçlerinden önce yapılan gen analizleriyle saptanıyor.

Bazı çalışmalarda karaciğer yetmezliği ve trombosit sayısında düşüklük (kanama eğilimi) gibi ciddi yan etkileri bulunduğu aktarılan gen tedavisinde hastalar tedavi masrafını bir araya getirebilse bile tedaviye uygun olmadığı için kabul edilmeme ihtimalleri de bulunuyor. Bu sebeple ailelerin tedavinin tüm süreçlerini ve gelecekte oluşturabileceği etkileri göz önüne alarak hareket etmesi büyük önem taşıyor.

Hasarın ne kadarını giderebileceği tam olarak bilinmiyor

Gen seviyesindeki problemi gideren ilacın hastanın sinir ve kas sisteminde oluşan hasarın ne kadarını giderilebileceği tam olarak bilinmiyor.

İlacın güvenliği ve etkililiğinin değerlendirildiği biri halen devam eden iki klinik çalışma bulunuyor.

Yaklaşık 2 hafta ve 8 ay arasındaki çocukluk dönemi başlangıçlı SMA’lı toplam 36 hastanın incelendiği ilk çalışmada, yüksek dozda ilacın verildiği hastaların tamamının solunum desteğine bağlı kalmadan yaşadığı görüldü. Düşük doz verilen hastaların yüzde 75’inin yardım almadan 30 saniye boyunca oturabildikleri, yüzde 17’sinin ise ayağa kalkarak yardım almadan yürüyebildikleri kaydedildi.

ABD’de 2,1 milyon dolar olan ilaç, Japonya’da 1,55 milyon dolar

Fiyatının yüksekliğiyle dikkat çeken gen tedavisi, 2 milyon 125 bin dolarlık tutarıyla şimdiye kadarki en pahalı tedavi olarak nitelendiriliyor. ABD’de tedavi masrafları büyük sigorta şirketlerince karşılanırken, ilaç için 5 yıl taksit yapılarak yıllık 425 bin dolarlık ödeme planı sunuluyor.

Novartis Gen Terapileri Bölümü Yöneticisi David Lennon, ilacın fiyatına ilişkin eleştirilere, mevcut tüm verilerin ilacın ek terapiye ihtiyaç duymadan fayda sağladığını gösterdiği yanıtını veriyor. Lennon, gen terapilerinin yaşam boyu devam eden tedavileri tek bir tedaviyle değiştirerek uzun vadeli mali yükü azaltma potansiyeline sahip olduğunu belirtti.

ABD’deki fiyatı 2,1 milyon dolar olan ilaç Japonya’da 1,55 milyon dolar olarak fiyatlandırıldı. Japonya Sağlık Bakanlığınca belirlenen fiyatıyla ilaç, ülkede sağlık sigortası kapsamındaki en pahalı ilaç oldu. Japonya’da sigorta kapsamına girmesinin ardından ilaçtan yılda yaklaşık 25 hastanın faydalanması bekleniyor.

SMA gen tedavisi, henüz Türkiye’de sağlık sigortası kapsamında karşılanan ilaçlar arasında bulunmuyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.