Beyazıt’taki silahlı çatışma davasında flaş gelişme! Tutuklu sanık kalmadı

İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya 2 tutuklu sanık, bulundukları cezaevinden getirilirken 4 tutuksuz sanık, şikayetçiler ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. 

“SAĞDAN SOLDAN İNSANLARIN YERE DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRDÜM”

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan müşteki polis memuru Necip Fazıl Demir, “Ben olay yerine olay yaşanmadan yaklaşık 1 saat önce gittim. Bu iki taraf daha önce birbirleriyle husumetlilerdi. Daha önce aralarında silahlı tartışma yaşanmış bir kişi bacağından vurulmuş. Bizim gittiğimiz dükkan da bu tartışmadan sonra güvenlik gerekçesiyle bir dönem kapalı kalmış. O tartışmadan sonra ilk kez bizim gittiğimiz gün dükkanı açmışlar. Biz gittikten sonra ‘Biz intikamımızı alırız, yanınıza bırakmayız’ şeklinde konuşmalar oluyordu. Biz uzlaştırmaya çalıştık ama o niyette değillerdi. Sonra küfürleşmeler oldu. Daha sonra da dükkanın dışından içeriye siyah birşey atıldı. Ardından silahlar patladı. İlk kim sıktı anlamadık. Herkeste silah vardı, çatışmaya girdiler. Her taraftan ateş edilince sağdan soldan insanların yere düştüğünü gördüm. Polis memurunun silahını gasp eden kişi dükkana doğru ateş etti. O da olayın tarafıydı. Ben olayda yaralanmadım. Azerbaycanlı vurulan biri vardı. Ona ilk müdahaleyi yapmak için gittiğimde ölmüştü. Kimin kurşunuyla vuruldu bilmiyorum. Ateş edilirken pompalı tüfek sesi duydum. Ses dükkanın dışından geldi” dedi.

 “KİM ATEŞ ETTİ BİLMİYORUM”

Duruşmada, olayın yaşandığı caddede esnaflık yapan Ali Bayram tanık olarak dinlendi. Bayram ifadesinde, “Ben dükkanımın içinde otururken bir anda silah sesleri duydum. Ortalık ana, baba günüydü. Kim ateş etti bilmiyorum. Silahlar patlarken bir kişi elinde silahla dükkanıma girdi. Ben onu sakinleştirmeye çalıştım. Sonra tekrar dışarı çıktı” dedi.

 “ZORUNDA KALDIĞIM İÇİN ATEŞ ETTİM”

Tutuklu sanıklardan Kerim Öztürk, “Ben polisi vurmadım. Pompalı tüfekte kullanmadım. Ben 9 milimetre silah kullandım. Ne yaptığım görüntülerle de sabit. İlk ateş eden de Mustafa Korkmaz’dır. Ben zorunda kaldığım için ateş ettim. Küçücük dükkanın içindeydim, kaçacak yerim yoktu. Dosyada kimliği belirlenemeyen 4- 5 kişi firari durumdadır. Benim sağımdan, solumdan mermiler geçiyordu. Kendimi korumak zorunda kaldım. Beraatimi istiyorum” dedi.

Mahkeme, görüntülerin silah ve görüntü uzmanıyla birlikte incelenip rapor hazırlanmasına, yaralanan polis memuru Gökhan Kaya ve hayatını kaybeden Kamran Dadashzade’nin vücudundan çıkanın saçmamı yoksa mermi mi olduğunun araştırılmasına karar verdi. Mahkeme sanıklar Ferit Çakıltaş ve Kerim Öztürk’ün adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine hükmetti.  

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, Çadırcılar Caddesi No:96’da Kerim Öztürk ve Polat Öztürk kardeşlerin “Öztürk Tekstil” isimli işyerlerinin bulunduğu, yan tarafta No:98’deki işyerinde de ayakkabıcılık faaliyeti yürüten Korkular ailesinin bulunduğu, her iki taraf arasında önceye dayalı husumetin olduğu anlatıldı. İddianameye göre Korkular ailesinin bulunduğu grup, Öztürkler’in işyeri önünde toplandı. Toplanan yaklaşık 40 kişinin arasında sözlü tartışma ve küfürleşme oldu. Polis her iki tarafı sakinleştirmeye çalıştıysa da gruptakiler “Ölmeye geldiklerini, aralarındaki husumetin, iki taraftan birinin yok olmasıyla sonuçlanacağını” söyledi. Gruptaki bir kişinin küfür ederek “Sizi burada barındırmayacağım” demesi üzerine, bir başkası belinden silah çıkararak 8-10 el ateş etti ve iki grup arasında silahlı çatışma başladı.Polis memuru Gökhan Kaya ilk ateş esnasında sırtından yaralandı. Ayrıca olay esnasında yoldan geçen Azerbaycanlı oyuncu Kamran Dadashzade de çapraz ateş arasında kalarak yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayı başlatan ve Korkular ailesinden olan Cuma Korkular, Remzi Korkular, Enes Korkular, Mustafa Korkular ve Mehmet Korkular’ın olay yerinden kaçtıkları ve halen firar durumda oldukları ifade edildi. İddianamede 9’u polis memuru 14 kişi “mağdur”, her iki gruptan 26 kişi “mağdur-şüpheli” olarak yer aldı. Şüpheli Kerim Öztürk’ün “Kasten öldürme” suçundan müebbet hapsi istenirken, “Kasten öldürmeye Teşebbüs”, “Kasten yaralama”, “Görevi yaptırmamak için direnme”, “Ruhsatsız silah taşıma” suçlarından 98 yıldan 275 yıla kadar hapsi talep edildi. Diğer şüphelilerin ise 45 yıldan 285 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmaları istendi.  

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx