Bakan Bolat: 2028’de kişi başına düşen milli gelirin 17 bin 550 dolara ulaşmasını bekliyoruz

TİCARET Bakanı Ömer Bolat, “2028’de mal ihracatını 375 milyar dolara çıkarmak azmindeyiz. 5 yıl sonra yaklaşık 120 milyar dolarlık bir artışı hedefliyoruz. Yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 5 olarak planlandı. 2028’de kişi başına milli gelirimizin de 17 bin 550 dolara ulaşmasını bekliyoruz. Bu sene sonu için şu ümit verici rakamları söyleyebiliriz; inşallah milli gelirimiz 1 trilyon doları aşmış olacak. Kişi başına milli gelirimizin de 11 bin 654 doları aşarak 11 bin 500 ila 12 bin dolar arasında gerçekleşmesini hedefliyoruz” dedi.

Bakan Bolat, Ankara Sanayi Odası (ASO) Ekim Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı. Toplantıda, sanayicilerin güncel sorunları ve aylık ekonomik gelişmeler değerlendirildi. Burada konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, ekim ayının yoğun bir çalışma takviminde geçtiğini belirterek, “Üretime ve ihracata ilişkin güncel verilere baktığımızda, sanayi üretiminde durgunluk gözlemliyoruz. Sanayi üretim endeksi ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0,8 gerilerken imalat sanayisi yüzde 1,3 geriledi. İmalat PMI endeksi 3 aydır, durgunluk anlamına gelen 50 eşik değerinin altında gerçekleşti. Yılın ikinci çeyrek büyüme verileri, sanayinin bir önceki yıla göre yüzde 2,6 küçüldüğünü göstermişti. Üçüncü çeyrekte de benzer bir gidişat var” dedi.

‘ÜRETİM İLE DIŞ TİCARET AÇIĞININ TERS İLİŞKİSİ, ÜRETİM VE İHRACATIN TEMEL SORUNU’

Ekonomide genel olarak zorlu faaliyet koşullarının devam ettiğinin altını çizen Ardıç, “Eylül ayı verileriyle tüketici fiyatlarında yaklaşık yüzde 61,5, hizmet üreticilerinde yüzde 80, yurtiçi üretici fiyatlarında yüzde 47,4, yurt dışı üretici fiyatları bazında yüzde 57,25 yıllık enflasyon yaşıyoruz. Oluşan belirsizlik, maliyet artışları ve fiyat oluşturmadaki zorluk, üretimi olumsuz etkiliyor. Eylül ayında dış ticaret açığı 5 milyar dolar civarında gerçekleşti. Temmuz ayında kaydedilen açık bunun yaklaşık iki katıydı. İki aydır cari açık ve dış ticaret açığımız geriliyor. Dış açıkların gerilemesi olumlu bir gelişmedir.” ifadelerini kullandı.

Ardıç, Cumhuriyetin 100’üncü yılına giderken yeni bir büyüme hikayesi yazılması gerektiğini vurgulayarak, bu hikayede yerli üretimin desteklenmesinin, ileri teknoloji ve katma değerli ürünlerin üretilmesinin ve verimliliğin arttırılmasının önemine dikkat çekti.

‘BÜYÜMEYİ NE KADAR ARTTIRIRSAK REFAH O KADAR ARTACAK’

Bakan Bolat ise Türkiye’nin milli gelirinin üçte birinin sanayiden elde edildiğini kaydederek, “Bu aşamaya gelmek kolay olmadı. Siz sanayicilerimizin, müteşebbislik gücünüzle çabanızla devletimizin de sanayide kalkınmayı önceleyen politikaları ile bu başarılı olumlu sonuç birlikte meydana getirilmiştir. Bu kapsamda 60 yıl önce kurulan Ankara Sanayi Odası, ülke sanayisinin gelişmesinde ciddi katkılar yapmaktadır. Şurası bir gerçek; yatırım, üretim, ticaret ve refah bu kavramlar birbirini tetikleyen çok önemli unsurlar. Yatırımla beraber üretim, üretimle beraber ticaret artmaktadır. Ticaret arttığında büyüme ve istihdam artmaktadır. Dolayısıyla ihracat artmaktadır. Üretimde büyümeyi ne kadar artırabilirsek refah düzeyi ve satın alma gücünü de o kadar artırabileceğiz” dedi.

‘2028’DE MAL İHRACATINI 375 MİLYAR DOLARA ÇIKARMA AZMİNDEYİZ’

Covid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşı gibi gelişmelerin gıda ve enerji piyasalarında hem arz tedariği hem de fiyat konusunda yaşattığı olumsuz gelişmeler olduğunu bildiren Bolat, “İklim değişikliği ve kuraklığın kuzey yarım kürede son yıllarda çok olumsuz etkiler yapması ve bundan 9 ay önce yaşadığımız büyük deprem felaketi var. Bu olumsuzluklar tabloları maalesef daha da katmerleştirdi. Ancak bu tüm can sıkıcı gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi olarak üretimin büyümesi ve ihracatta yakaladığımız güçlü seyir, ekonomimizin krizlere ve zorluklara son derece dayanıklı olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

Ticaret Bakanlığı’nın ‘tek yol ve tam yol ihracat’ sloganı olduğunu anımsatan Bolat, “Bu nedenle sevinçle ifade etmek istiyorum ki bu ay inşallah ekim ayında da ihracatımız yine tarihin en yüksek ihracatı olacak. Temmuzda öyleydi, ağustosta öyleydi. Yukarı doğru bir ivmemiz var. İnşallah 2028’de mal ihracatını 375 milyar dolara çıkarmak azmindeyiz. 5 yıl sonra yaklaşık 120 milyar dolarlık bir artışı hedefliyoruz. Yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 5 olarak planlandı. 2028’de kişi başına milli gelirimizin de 17 bin 550 dolara ulaşmasını bekliyoruz. Bu sene sonu için şu ümit verici rakamları söyleyebiliriz; inşallah milli gelirimiz 1 trilyon doları aşmış olacak. Kişi başına milli gelirimizin de 11 bin 654 doları aşarak 11 bin 500 ila 12 bin dolar arasında gerçekleşmesini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘İNDİRİM KAMPANYALARINA KATILMAYANLAR PAZAR KAYBEDECEKTİR’

Covid-19 ile beraber başlayan süreçte piyasa bozucu, yanlış fiyatlama davranışları şeklinde uygulamaların; stokçuluğun, fırsatçılığın ve vurgunculuğun ortaya çıktığını söyleyen Bolat, hükümet olarak bu noktada piyasa denetimleri konusunda gerekli bütün hukuki değişiklikleri hızlıca yaptıklarını ve denetimlerin uygulandığını ifade etti.

Perakende ticaret sektöründe gıda marketleri, konfeksiyon kuruluşları, oteller, mağazalar, mobilyacılar ve lokantacılarla çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın enflasyon ile mücadelede ‘siz de katkıda bulunun’ şeklinde bir çağrısı olduğunu hatırlatarak, “Ticaret Bakanlığı’mızın internet sitesinde bu indirimleri yapan kuruluşları, verileri kontrol etmek şartıyla, tek tek ilan ediyoruz. Onları akredite ediyoruz. Tüketicilerimiz, vatandaşlarımız bu gelişmeleri takip ediyorlar. Büyük oranda memnuniyet duyduklarını bizlere yazılı, sözlü şekilde iletiyorlar. İnternet sitemizdeki kuruluşlara biz de vatandaşlarımız da teşekkürlerimizi sunuyoruz. Canı gönülden katıldıklarını açıkladılar. Piyasaları toparladıktan, istikrara kavuşturduktan sonra zaten ticaretin nasıl canlandığını hep birlikte göreceğiz. Bu indirim kampanyalarından sonra ticaret daha oturdu. İnsanlar önünü görebilmeye başladı. Bazen aylık ya da mevsimlik konjonktürel daralmalar olabilir. Her sektörde böyle şeyler oluyor ama sürümden kazanma dediğimiz olgu da gerçekleşiyor. Bu anlamda ben bu fiyat indirme kampanyalarına katılmayan kuruluşlarımız ve firmalarımız varsa onlara bir kez daha çağrıda bulunuyorum; geç kalmasınlar, çünkü tüketicilerimiz kim yapıcı ve olumlu davranıyorsa onu tercih edecektir. Bu indirim kampanyalarına katılmayanlar maalesef pazar kaybedeceklerdir” değerlendirmesini yaptı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx